0 Paylaşım 42 Okunma

Sesli Sinema Türkiye

1927 sonbaharının ortalarına doğru sesli sözlü (şarkılı) bir film gösterildi. Bu film Warner Bros ve Vitaphone stüdyolarından çıkmıştı. Baş rolü oynayan bir müzikhol şarkıcısı olan Al Jolson’du. Bunun sevincinden ölen Samuel Warner’den başka hiç kimse bu çılgınca tecrübenin sonucunu tahmin edememişti. Giderilmesi olanaksız güçlükler vardı. Stüdyoların teknik bakımdan yetersiz, salonların ses düzenini ayarlama işi ve sonunda seyircilerin zevkine göre film çevirme meselesi zor bir iştir. Sesli sinema araştırmacıları, seyircilerin zevkinin gürültüye doğru yakınlık gösterdiğini saptıyordu. Halk gürültü istiyor, yerinden kaldırılan bir sandalyenin sesinin, hareket eden bir trenin sesine benzemesi izleyenlere vız geliyordu.

Napoli

Filmciler de halkın zevkini memnuniyetle uyguladılar. Filmleri gürültü ile, homurtularla, müzikle ve nihayet şarkı ile doldurdular. Şarkıları filme çekme tekniği geliştikçe film yapımcıları hassas olduklarını fark ettiler. 10 yıl süre ile filmler birkaç yıldızın güzel şarkılar söylemesine neden oldu. Bu çağ, opera komik plakları üzerinde kartpostal çağı halini aldı. Luigi Pirandello, Rene Clair, Charlie Chaplin ve Poudovkine bu bakımdan haklı idiler. Sesli film yalnız bir düşüş değil, aynı zamanda sinemanın iflası demekti. Yapımcıların en kuvvetli belgesi olan hasılattan söz etmeye değmeyen bazı müesseseler vardı ki, övünmeye değmediği halde, hasılatları diğer birçok müesseselerinkinden çoktu.

Sesli Sinema

Sesli sinema, 1895-1900 yıllarında sinema ne ise o oldu. Merakı çeken bir olay halini aldı. 1927′den sonra bir ses kataloğuna benzedi. Renkli filmler Avrupa’da çoğalınca, belki hayret verici İsviçre göllerini, Riviera’ları, yüzlerce İtalyan ovalarını, Napoli’nin elli kadar manzarası ve karların ortasında Etna’nın kızıl gözünü görmek mümkün oldu. Derinliğine filmlerde ise çok çeşitli konu ve figürler bulunarak izleyicilerin beğenisine sunuldu. Bununla birlikte sesli film icat edildiği zaman izlenecek yol basitti. Sinemaya yepyeni bir alet ekliyordu. Resimlerin tonu, montajın durumu ölçülemeyecek derecede zenginleşiyordu. İlk sesli filmler arasında en çok ilgi çekenler, Frank Capra’nın 1928′de çevirdiği “Denizaltı gemisi” ile W.S.Van Dyke’nin “Beyaz gölgeler”i, medeniyetin aşağılığını anlatan “Halk kütlesi”, 1919′da “Aşk faciası”, Jean Crawford’un oynadığı “Andrienne Lecoevreur”, Lon Chaney’in “Gök gürültüsü” ve daha niceleri. 1929′da ortalığı kasıp kavuran ve müziksiz King Vidor’un “Halleluya” sı önemli yapıtlardandır. Almanya’da 1929′da Fedor Ozep’in çevirdiği “Yaşayan Kadavra”, 1930′da Pabst’ın “1918 Doğu cephesi” ni, 1931′de yine Pabst’ın “Maden ocağı arkadaşları” takip ediyordu.

Fransa Sesli Sinema

Fransa’da sinemacılık birkaç yıl içinde o kadar ilerledi ki, Amerika bile bundan korkmaya başladı. Bununla birlikte burada bazı yapımcıların ticari nedenlerle ortaya attıkları saçma-sapan filmlerden değil, gerçekten bir şaheser olan filmlerden de söz etmek gerekir., 1932′de “14 Temmuz Bayramı”nı, 1933′de “Son milyarder”i, 1936′da “Satılık hayat”ı, 1939′da çocuklar hakkında “Saf hava” filmini ve bunlar gibi filmleri anmakta gerçekten büyük bir önem vardır.

Charlie Chaplin

Canlı Resimler : Sinema bazen gereksiz şeylerle uğraşmıştır. Bir piyano önünde ki resimli sinema, bizim bunu görmemizi sağlar. Bir sis içindeymiş gibi flu, muhtelif ışıklar altında sesli ve hareketsiz bir manzara, ufak bir oyunla bir bakarız ki, insan parmakları görünmeden, tuşlar harekete geçer veya piyano ortadan kaybolup tekrar meydana çıkar. Bu gibi çekilmiş bir film canlı resim olmaktan başka bir şey değildir. Canlı resmin ciddi olarak 17. yüzyılda, bugünkü canlı resim yöntemlerine göre hareketli bir plan üzerinde sihirli fenerin verdiği resimleri kabul edebiliriz. O zaman ki hareketler bir-iki değişikliği kapsıyordu. 19. yüzyılda, fotoğraf daha geç kullanıldığı için hareket üzerinde ki bütün araştırmalar hareketli resimlerle yapılıyordu. Fakat resim yerine fotoğrafın kullanılmaya başlanmasıyla canlı resim doğmadan ölmeye mahkum oldu.

İlginizi Çekebilecek Yazılar

İnhibitörler (Engelleyiciler)
Biyoloji
0 paylaşım1401 okunma

İnhibitörler (Engelleyiciler)

Esra Şahin - Nis 01, 2018

Bitkilerin pek çoğu doğal olarak gelişmelerini önleyen, ancak doğal savunma mekanizmalarının parçası olan kimyasal bileşikler üretmektedirler. Ürettikleri bu maddeler, kimi zaman ananas bitkisindeki…

Karl Barth (İsviçreli Kalvenci 1886 – 1968)
Biyografi, Din
0 paylaşım1062 okunma

Karl Barth (İsviçreli Kalvenci 1886 – 1968)

Esra Şahin - Nis 01, 2018

Hiç de öyle eğlenceli değil. Yeni başlayanlar için söyleyelim, bir önceki yüzyılın, insan ile Tanrı‘yı aşağı yukarı aynı kefeye koyup insanoğlunun ilerleyişi üzerine…

Paul Tillich (Alman Lutherci 1886 – 1965)
Biyografi
0 paylaşım1310 okunma

Paul Tillich (Alman Lutherci 1886 – 1965)

Esra Şahin - Nis 01, 2018

Paul Tillich (ABD’ye Yerleşmiş Alman Mülteci, Lutherci) Tepeden tırnağa modern ve biraz da insan. Paul Tillich teoloji, insan sorar Tanrı yanıtlar formatına sahip,…

Yorum Yap

Email adresiniz yayınlanmıyacaktır.

Benzer Kategoriden Yazılar