0 Paylaşım 2474 Okunma

Mutluluk Ve Felsefesi

Mutluluk istek ve arzularımıza ulaşma durumudur. Zihinsel ve duygusal bir tatminlik halidir. Mutluluk üstüne  çok çeşitli düşünceler mevcuttur. üstün körü tanım olarak “ulaşmış olmayı” kabul edebiliriz. Mutlu olmak genel olarak beklentiler ile ilgilidir. Her insan mutluluğu kendi ölçütleriyle


belirler. “Mutlu oldum” demedikçe kişinin mutlu olduğunu anlayamayız. Yine, siz mutluyum dediğiniz sürece kimse mutluluğunuzu alamaz. Mutluluk kişiseldir ve çoğunlukla hayattan beklentiler ile ilgilidir.

Mutlu olmak için kendinizden başka pek birşeye ihtiyacınız yok. Yetinmeyi bilmeyi öğrendiğimiz zaman mutluluğa yaklaşmış oluruz. İnsanların hep bir sınırsız istekleri olur.Bunu bırakıp kendi iç dünyanıza bakıp yetkin olduğunuzu anlamanız dışında bir felsefe de lazım değil. Mutlu olmak için başkalarına bakmayı bırakıp kendinizi fark etmeniz ve yetinmeniz gerekiyor. Başka insanlara göre yaşamayı bırakıp,  mutluluğun her zaman sizinle olduğunu göreceksiniz.

KÖKENİ

Türk Dil Kurumu  mutluluğu “Bütün özlemlere eksiksiz ve

sürekli olarak ulaşılmaktan duyulan kıvanç durumu, mut , ongunluk, kut, saadet, bahtiyarlı
k” olarak tanımlamıştır. Sevinç, ferahlık, hoşluk sözcükleriyle yakın anlamdadır. Kökeni “umutlu” sözcüğüdür. Söz başı ünlünün düşmesiyle “mutlu” olmuştur. Umut sözcüğü Eski Tükçe Um- eyleminden gelir. Umut beklenti ve dilek anlamındadır. Mutlu sözcüğü saadet ve memnuniyet kelimelerinin karşılığı olarak modern dönemde türetilmiştir.

FELSEFE TARİHİNDE MUTLULUK

Düşünme söz konusu olduğunda felsefe ne düşünmemiz gerektiğini değil, nasıl düşünmemiz gerektiğini öğretir. Mutluluk sorusu söz konusu olduğunda felsefe nasıl mutlu olunacağını değil, mutluluğun ne olduğunu öğretir.

«…bütün bilgi ve istek bir iyiyi amaç edinir; bunu toplum yönetme sanatının amaç edindiği iyi olarak tanımlamak gerekir; ve bu edimler dünyasında ulaşılabilir bütün iyilerin en üstün olanıdır. İsim konusunda çoğu anlaşıyor: yığın ve eğitimli olanlar mutluluk diyor ve iyi yaşamayı ve iyi durumda bulunmayı mutlulukla aynı anlamda alıyorlar.

Arthur Schophenauer’a göre; «Bütün tatmin veya çoğunlukla dendiği gibi mutluluk aslında özü itibarıyla her zaman negatiftir ve hiçbir şekilde pozitif değildir. O, köken bakımından ilk olan ve bize kendiliğinden gelen mutlu kılıcı bir şey değildir. Tersine, o hep bir arzunun tatmin edilmesi olmak  zorundadır.» «Zira arzu, yani yoksunluk her haza ön gelen koşuldur. Ama tatminle birlikte arzu ve takiben haz da biter. Bu nedenle tatmin veya mutlu kılma hiçbir zaman bir acıdan, bir yoksunluktan kurtulmadan daha fazla olamaz.

Friedrich Nietzsche’ e göre; «Felsefe bilimden şu soruyu sormakla ayrıldı: insanın en mutlu yaşamasına yol açan dünyaya ve yaşama dair bilgi hangisidir? Bu Sokratik okullarda oldu: mutluluğu temel alan bakış açısı nedeniyle bilimsel araştırmanın kan damarları tıkandı  ve bu bugün de hala yapılır »  «Erdem mutluluğu takip eder» değildir, tersine daha güçlü olan asıl kendi mutlu durumunu erdem olarak belirler. |Kötü edimler daha güçlü ve erdemli olanlara aittir: niteliksiz, alçak davranışlar tabi kılınmış olanlara.» «En güçlü olan insan, yaratıcı olandır, en kötü olan olmalıdır, çünkü o, kendi idealini diğer insanlara dayatır, onların bütün kendi ideallerine karşı ve onları kendi tasavvuruna göre dönüştürür. Kötü olan burada: sert, acı verici, Friedrich dayatmacı demektir.» Psikoloji ‘insan ne istiyor?’ diye sorar. Yanıt: ‘mutlu olmak’.  O halde, insanın bütün edimlerinde mutlu olmaya dair bir istek/niyet vardır. Peki mutluluğu elde etmenin aracı nedir? Erdem. Neden erdem? Erdem akıllılığın en yüce olan halidir. Akıl ise hata yapmaya karşı tek garantidir. O halde, bir «erdem olarak Friedrich akıl mutluluğa giden yoldur.» Peki insan gerçekten mutluluğu mu istiyor? Hayır! İnsan aslında mutluluğu aramıyor. İnsanın yaşamak istediği haz duygusu, aslında bir güç duygusudur. Buna karşın en yüce akıl, açık ve seçiktir, soğuktur. Bu nedenle sıcak mutluluk duygusunu yaşatması mümkün değildir?  Peki nedir mutluluğun sıcak duygusunu yaşatacak olan? Her tür sarhoşluk…«Eskiçağ filozofları sarhoş eden – bilincin mutlak soğukluğunu ve tarafsızlığını olumsuz etkileyen her şeye karşı mücadele ettiler… Onlar yanlış ön koşullardan hareket ettikleri için tutarlıydılar: bilinç yüksek, en üstün durumdur, mükemmelliğin ön koşulu  oysa karşıt olan gerçektir».Mutluluk değil, GÜÇ/İKTİDAR Akıl/berrak bilinç değil, SARHOŞLUK Erdem değil, İÇGÜDÜ.

 

İlginizi Çekebilecek Yazılar

Dünya’nın Kutupları Değişiyor Mu?
Fizik
0 paylaşım1105 okunma

Dünya’nın Kutupları Değişiyor Mu?

Murat Aslan - Nis 29, 2018

Minnesota Üniversitesi'ndeki iki jeofizikçi, Dünya'nın manyetik alan kuvvetinde, son 4.000 yıl boyunca % 50 azalma olduğunu öne sürüyorlar. Araştırmacılara göre bu azalma, Dünya'nın…

Sayıların Dili
Genel
0 paylaşım696 okunma

Sayıların Dili

Murat Aslan - Nis 29, 2018

~~ Son yıllarda İstanbul ve Çanakkale Boğazları’ndan geçen "Rus" gemilerinin sayısı, her yıl ortalama: 18 000. ~~ Dağılan Sovyetler Birliği’nin dışsatımının Türk Boğazları’ndan…

Değişik Çalışmalar Anında Meydana Gelen Kalorik Harcama
Sağlık
0 paylaşım591 okunma

Değişik Çalışmalar Anında Meydana Gelen Kalorik Harcama

Esra Şahin - Nis 29, 2018

ÇALIŞMA Kal/Kg/dk ÇALIŞMA Kal/Kg/dk

Yorum Yap

Email adresiniz yayınlanmıyacaktır.

Benzer Kategoriden Yazılar