Le Corbusier 1887 – 1965

Le Corbusier (“Corb” ya da “Corbu” diye de bilinir, hangi okula gittiğinize bağlı) tıpkı “RuPaul” ya da”Bijan” gibi, insanın kendi kendisine verdiği anlamı belirsiz bir takma addır.
Gerçek adı Charles Edouard Jeanneret‘di. Birçok mimar gibi Le Corbusier de megalomanın tekiydi; belki de İsviçreli olduğundan, Paris gibi hijyenik olmayan eski kentlerin buldozerle yerle bir edilip yerlerine pırıl pırıl yüksek binalar dikilmesinin daha iyi olacağını düşünüyordu.
Allahtan, Parisliler bu fikre pek itibar etmediler. Ama fikir Birleşik Devletler‘de “kentsel yenilenme” adıyla müthiş tutundu. Öte yandan Le Corbusier‘un binaları müthişti. Paris‘in dış kesiminde yaptığı ilk evler (bunlardan biri Garches’da, Gertrude Stein ve erkek kardeşi Leo içindi) Uluslararası Üslup‘un efsanevi, olağanüstü örnekleriydi; bunların en kusursuzlarından biri, 1929’da yaptığı (modern mimarlık için gerçekten önemli bir yıl) Villa Savoye‘dir.
Yaşamının sonraki yıllarında Le Corbusier, Kübizmi ve betonu keşfetti ve işin rengi belirgin bir biçimde değişti.
İnce düzlemler ve görece basit geometriler yerine, kalın duvarlara ve tensel, plastik biçimlere yöneldi.
Son dönem yapıtları içinde en tanınmışı, Sally Field‘in Uçan Rahibe rolünde giydiği başlıktan esinlenerek yapılmış Notre Dame en Haut kilisesidir.
Yaşamının sonuna doğru Le Corbusier, baştan aşağı yeni bir kent kurma fırsatını buldu: Hindistan‘daki Çandigar.
Tüm yasal hakları saklıdır!

Total
0
Paylaşım
Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

İlginizi Çekebilicek İçerikler