0 Paylaşım 4012 Okunma

Hiv Nedir, Nasıl Bulaşır, Nasıl Hiv Olduğumu Anlarım?

HİV, AİDS NEDİR?

“Aquired Immune Deficiency Syndrome” (AIDS), ilk defa,daha önce bilinen herhangi bir
hastalığı olmayan bir grup eşcinsel erkekte 1981 yılında
ABD’nde tanımlanmıştır. Bu hastalığın sebebinin bir virus olduğu 1983 yılında
saptanmıştır. Bu virus temel olarak (beyaz kan hücresi)CD4+ T lenfositi (kısaca CD4 hücresi) denen hücreleri
yok ederek bağışıklık (immün) yani vücudu koruyan sistemini baskılamaktadır.

AIDS NASIL BİR HASTALIKTIR?

AIDS, Bağışıklık sistemi  yani vücudumuzun koruyucu sistemini baskılamaktadır. AIDS;  HİV ismindeki virüsun neden olduğu bir hastalıktır. Hastalık, HIV/AIDS kısaltması


kullanılarak da gösterilmektedir. HIV ismindeki virüs vücudun bağışıklık sistemini zayıflatması sonucunda ağır enfeksiyonlar ve kanserler ortaya çıkar.

HİV NASIL BULAŞIR?

HIV virüsü taşıyan kişilerin vücut sıvılarının, bu virüsu taşımayan
bireylerin vücuduna girmesiyle, HIV insandan insana bulaşmaktadır. Bu HİV virüsü, taşıyan kişilerin kan, sperm, vagina salgısı ve anne sütünde bulunur. HIV, virüs taşımayan bir kişinin vücuduna ise, damar yoluyla mesela aynı iğne uçlarından yada madde bağımlılarının damar

yoluyla aynı enjektörü kullanarak girebilir yada anüs, rektum, vagina, penis, ağız, göz

ve burun gibi organların mukozalarından ya da derideki kesik ve çatlaklardan da girebilir.

HIV’in Bulaştığı Durumlar

Cinsel ilişki,
Kan bulaşması,
Anneden bebeğe bulaşma,
enfekte organ ve doku nakli yoluyla olur.

Cinsel ilişkiyle bulaşma:

Tüm HIV bulaşının % 75-85’i korunmasız cinsel ilişki ile olmaktadır. Bu HİV virüsüne sahip erkeğin sperminde ve kadının da vajina salgısında bulunur.Ve cinsel birleşme anında ise bütünlüğü bozulmuş vajina, penis, anüs veya ağız mukozalarından vücuda girerler.Korunmasız cinsel birleşimi olan kişilerler arasında erkekten kadına, kadından erkeğe, erkekten erkeğe veya kadından kadına bulaşabilir. HIV virüsü taşıyan bir kişiyle korunmasız girilen tek kerelik cinsel ilişki bile bulaşma riskini taşır. Ve bu korunmasız cinsel ilişkinin sayısı ne kadar çok artarsa bulaşma oranı o oranda artar.

Kan yoluyla bulaşma:

HİV Virusü,bu virüsü taşıyan kişilerin kanında bulunur. Ve bu HİV virüsünü taşıyan kişilerin kan bağışlamasıyla sağlıklı bireylere bulaşır.. Ülkemizde 1986 yılından beri tüm kan bağışçıları HIV açısından taranmaktadır. Bu nedenle kan ve kan ürünleriyle bulaşma oldukça nadirdir. Kan yoluyla bulaşma, daha çok HiV virüsü taşıyan hastaların kanlarının hastane ortamında aletlere bulaşması ve steril edilmeden başka HiV virüsü taşımayan hastaya teması ile bulaşabilir. Bu bazende sağlık çalışanlarına bulaşmasında da söz konusu olabilir. HİV virusu taşıyan bir bireyde kullanılmış ve sterilize edilmeden bir başka kişide yeniden kullanılan şırınga, iğne, cerrahi aletler,  hekimliğinde kullanılan aletler, dövme, “piercing”ve akupunktür gereçleri aracılığıyla bulaşma olabilir. Ortaklaşa kullanılan jilet, makas ve tırnak makası gibi kesici ve delici aletler de kişiden kişiye bulaşmaya aracılık edebilir. HIV virüsü taşıyan erkek ve kadının cinsel organlarındaki kanamaların veya âdet kanının penise, vaginaya veya ağza temas etmesiyle de bulaşma olabilir. Damar içine madde bağımlılarınca kullanılan şırınga ve iğnelerin veya uyuşturucu madde eritilen kaşıkların paylaşılması da bulaşmaya neden olmaktadır.

Anneden bebeğine bulaşma:

HIV virüsü kanında bulunan bir anne, virüsu bebeğine gebelik sürecinde, doğum veya emzirme sırasında bulaştırabilir.

HIV virüsü taşıyan herkesten,kolay kolay bulaşma olur mu?

HIV, günlük yaşamda, virüsu taşıyan bireylerle aynı odada bulunmakla, aynı okulda okumakla, aynı havayı solumakla bulaşmaz ve sağlam deriden geçmez. Sağlam ve sağlıklı deri, HIV için mükemmel bir engeldir. HIV bulaşmasına aşağıdaki durumlar neden olmaz:
• Aksırık, öksürük
• Tükürük, gözyaşı, ter, idrar, dışkı gibi vücut çıkartıları
• Tokalaşma, el ele tutuşma, sarılma, deriye dokunma, okşama, kucaklama, öpme
• Aynı kaptan yemek yeme, aynı bardaktan içecek tüketme, ortak çatal, kaşık,
bardak, tabak, telefon kullanma
• Aynı tuvaleti, duş ve musluğu kullanma
• Aynı yüzme havuzunda yüzmek, deniz, sauna, hamam gibi ortak alanları
kullanma ve ortak kullanılan havlu
• Sivrisinek ve benzeri böcek sokması ile HiV BULAŞMAZ.

HIV BULAŞTIĞINI NASIL ANLARIM?

HIV BULAŞTIKTAN SONRA yıllarca hiçbir belirti görülmeyebilir. Virüsün vücuda giriş şekli hastalığın ilerleme hızında değişikliğe neden olabilir. MESELA, kişiye kan yoluyla virus bulaştıysa ve o kandaki mikrobun sayısı yüksekse, belirtilerin ortaya çıktığı AIDS dönemi daha erken başlayabilir. Bunun dışında cinsel ilişkiyle bulaşmata ise, bulaştıran kişinin vücudundaki hastalığın durumu, mikrobun sayısı ve cinsel ilişki sırasında herhangi bir
kanamanın olmasıyla yakından ilişkilidir. Virus, insan vücuduna girdikten sonra çoğalmaya başlar. Aylar ve yıllarca çoğalma farklı hızlarda devam eder ve bunun sonucunda da bir takım belirtiler ortaya çıkmaya başlar. Bu belirtiler çok belirgin olmayabilir ve kişinin günlük yaşamını etkilemez. Aralıklı olan ishaller, ağızda beyaz plaklar, halsizlik, sık hasta olma,
bunlar arasında sayılabilir. Hastalığın ilerlemesi sonucunda hızlı ve istem dışı kilo kaybetme, halsizlik, uzun süren ve tekrarlayan ateş, gece terlemesi, uzun süren ishal, ağız içinde beyaz nokta veya plakların oluşması, zatürre görülmesi ve uzun sürmesi, vücudun değişik yerlerinde kırmızı, pembe veya mor lekeler çıkması, unutkanlık gibi belirtiler ortaya çıkabilir. HIV hastalığında erken başvuru önemlidir.hem kişinin hastalığı ilerlemeden uygun tedavinin başlanması hem de kişinin hastalığı diğer kişilere bulaştırmasının engellemesini sağlar. Bu nedenden bazı durumlarda HIV testi yapılması önerilir.

HIV/AIDS TANISI NASIL KONULUR?

HIV/AIDS tanısı; bu hastalığa sebep olan virüse karşı vücutta gelişen antikorları veya antikorlarla birlikte virusun parçası olan antijenleri araştıran kan testleriyle konulur. Bağışıklık sistemi virusun vücuda girdikten 3-8 hafta sonra virusa karşı antikor geliştirmeye başlar. Hastaların %95’sinde virusun alınmasından sonraki ilk 3 ay içinde antikorlar oluşur. Bazen nadirde olsa virüse karşı antikorların gelişmesi 6.ayı bulabilir. Antijen ve antikoru birlikte araştıran testler sadece antikoru araştıran testlere göre daha önce pozitifleşmeye başlar. Bu testlerle virusu aldıktan sonra 3. haftadan itibaren pozitif test sonucu elde edilebilir. Tanı koymak için ilk yapılan test ELISA testidir. ELISA testi kan yoluyla yapılır.Ve yapılan inceleme pozitif bulunmazsa, kişide HIV infeksiyonuyla ilişkili bir bulgu ya da belirti yoksa ve kişi risk grubunda (HIV-pozitif olduğu bilinen partner, seks çalışanı, erkek erkeğe seks, yasal olmayan ilaç ya da madde kullanımı gibi) değilse ya da son üç ay içinde riskli bir temas öyküsü tanımlamıyorsa, sonuç negatif olarak bildirilir. Riskli durumlarda ELISA testi 2-4 hafta içinde yinelenebilir. Bu test sonucu da negatifse HIV infeksiyonu olmadığı kabul edilir; ancak kesin negatif sonuç için testin üçüncü ayda yinelenmesi gerekir. ELISA testinin pozitif olduğu durumda ise , aynı serum örneği kullanılarak test yinelenir. Yine pozitif bulunması halinde doğrulama testi (Western blot) yapılır. Doğrulama testi de pozitif olarak saptanırsa HIV/AIDS tanısı konulmuş olur. Doğrulama testi pozitif saptanarak HIV/AIDS tanısı konulan kişilere hastalığın ne kadar ilerlediğini gösteren diğer testler CD4 hücre sayısı, HIV RNA düzeyi vb. yapılarak tedavinin ne zaman başlanacağına karar verilir.

İlginizi Çekebilecek Yazılar

Dünya’nın Kutupları Değişiyor Mu?
Fizik
0 paylaşım1959 okunma

Dünya’nın Kutupları Değişiyor Mu?

Murat Aslan - Nis 29, 2018

Minnesota Üniversitesi'ndeki iki jeofizikçi, Dünya'nın manyetik alan kuvvetinde, son 4.000 yıl boyunca % 50 azalma olduğunu öne sürüyorlar. Araştırmacılara göre bu azalma, Dünya'nın…

Sayıların Dili
Genel
0 paylaşım1245 okunma

Sayıların Dili

Murat Aslan - Nis 29, 2018

~~ Son yıllarda İstanbul ve Çanakkale Boğazları’ndan geçen "Rus" gemilerinin sayısı, her yıl ortalama: 18 000. ~~ Dağılan Sovyetler Birliği’nin dışsatımının Türk Boğazları’ndan…

Değişik Çalışmalar Anında Meydana Gelen Kalorik Harcama
Sağlık
0 paylaşım1116 okunma

Değişik Çalışmalar Anında Meydana Gelen Kalorik Harcama

Esra Şahin - Nis 29, 2018

ÇALIŞMA Kal/Kg/dk ÇALIŞMA Kal/Kg/dk

Yorum Yap

Email adresiniz yayınlanmıyacaktır.

Benzer Kategoriden Yazılar