0 Paylaşım 723 Okunma

Güneş’in Devirli Büyüyüp Küçülmesi

Güneş, saniyede 4 x 1033 erg gibi müthiş bir enerji verir. Bu enerji, Güneş’in merkezinde proton ve nötron‘ların birleşerek helyum yapmasından doğar. Bu termonükleer olaylar, Güneş’in merkezinde çapı güneş çapının 1/10’u kadar olan bir kürede geçer. Bu merkez bölgesinde % 33 hidrojen, Güneş’in kalan bölümlerinde ise % 70 hidrojen vardır. Bunun nedeni, merkezdeki H’nin sürekli He’a dönüşmekte oluşudur. Merkezin yoğunluğu 140 gr/cm3 ve sıcaklığı 14 milyon derecedir. Güneş’in ışıması üzerindeki bu teori, 50 yıldır geçerli idi. 1960’larda bu “Güneş’in standart modeli” görüşü çökmeye başladı. Bunun başlıca üç nedeni vardı:



1 – ) Nötrino eksikliği: Güneş’teki enerji olayları sırasında, kütlesiz ve yüksüz parçacıklar meydana gelir: nötrino’lar. Güneş’de bunların çok fazla olması gerekir, oysa beklenen sayının ancak 1/3’ü kadar bulunmuşlardır.

2 – ) Güneş’in bugüne kadarki 5 milyar yıllık ömründe, verdiği enerjinin % 20 – 30 artması beklenirdi, oysa modern jeoloji ve paleoklimatoloji böyle birşey göstermedi. Dünya tabakalarında, buna karşılık olacak iklim değişmelerine rastlanmadı.



3 – ) 1974 – 1975’de SSCB Bilimler Akademisi Kırım Astrofizik Gözlemevi‘nde akademisyen Prof. A. Severny ve arkadaşları, Güneş’in yeni bir özelliğini keşfettiler: Güneş’in yarıçapı her 160 dakikada bir, 10 km büyümekte veya küçülmektedir. Bu pülsasyon, Güneş’in parlaklığında bir azalıp çoğalma ile beraber olmaktadır. Güneş’in kenarlarındaki bu hareketi görmek mümkün değildir, ancak hareket halindeki bir cismin verdiği tayf (spektrum), Doppler olayı nedeni ile değişmektedir. Sovyet bilim adamları Doppler olayı yardımı ile bu keşfi yapmışlardır. Daha sonra bu keşif Stanford Üniversitesi (ABD), Kanarya Adaları ve Güney Kutbu‘na giden Fransız – Amerikan bilim adamlarınca doğrulandı (Güney Kutbu’nda, hiç batmayan bir Güneş pülsasyonlarının teorik olarak 130 dakikayı aşmaması gerekir. Periyodların 160 dakika olması şu anlama gelmektedir: Güneş sanıldığı gibi merkezi yoğun bir yıldız değildir, homojen dağılmış bir kütlesi olması gerekir. Bu keşifle, yeni bir araştırma yolu açılmıştır: heliosismoloji. 1974’den bu yana, bu konuda 300’den fazla yayın çıkmıştır. Şimdi jeologlar, Dünya kabuğunun titremelerini inceleyerek, Dünya’nın iç yapısını belirlemeye çalışıyorlar.
Tüm yasal hakları saklıdır!



İlginizi Çekebilecek Yazılar

İnhibitörler (Engelleyiciler)
Biyoloji
0 paylaşım1399 okunma

İnhibitörler (Engelleyiciler)

Esra Şahin - Nis 01, 2018

Bitkilerin pek çoğu doğal olarak gelişmelerini önleyen, ancak doğal savunma mekanizmalarının parçası olan kimyasal bileşikler üretmektedirler. Ürettikleri bu maddeler, kimi zaman ananas bitkisindeki…

Karl Barth (İsviçreli Kalvenci 1886 – 1968)
Biyografi, Din
0 paylaşım1062 okunma

Karl Barth (İsviçreli Kalvenci 1886 – 1968)

Esra Şahin - Nis 01, 2018

Hiç de öyle eğlenceli değil. Yeni başlayanlar için söyleyelim, bir önceki yüzyılın, insan ile Tanrı‘yı aşağı yukarı aynı kefeye koyup insanoğlunun ilerleyişi üzerine…

Paul Tillich (Alman Lutherci 1886 – 1965)
Biyografi
0 paylaşım1310 okunma

Paul Tillich (Alman Lutherci 1886 – 1965)

Esra Şahin - Nis 01, 2018

Paul Tillich (ABD’ye Yerleşmiş Alman Mülteci, Lutherci) Tepeden tırnağa modern ve biraz da insan. Paul Tillich teoloji, insan sorar Tanrı yanıtlar formatına sahip,…

Yorum Yap

Email adresiniz yayınlanmıyacaktır.

Benzer Kategoriden Yazılar