0 Paylaşım 1560 Okunma

Güneş’in Devirli Büyüyüp Küçülmesi

Güneş, saniyede 4 x 1033 erg gibi müthiş bir enerji verir. Bu enerji, Güneş’in merkezinde proton ve nötron‘ların birleşerek helyum yapmasından doğar. Bu termonükleer olaylar, Güneş’in merkezinde çapı güneş çapının 1/10’u kadar olan bir kürede geçer. Bu merkez bölgesinde % 33 hidrojen, Güneş’in kalan bölümlerinde ise % 70 hidrojen vardır. Bunun nedeni, merkezdeki H’nin sürekli He’a dönüşmekte oluşudur. Merkezin yoğunluğu 140 gr/cm3 ve sıcaklığı 14 milyon derecedir. Güneş’in ışıması üzerindeki bu teori, 50 yıldır geçerli idi. 1960’larda bu “Güneş’in standart modeli” görüşü çökmeye başladı. Bunun başlıca üç nedeni vardı:



1 – ) Nötrino eksikliği: Güneş’teki enerji olayları sırasında, kütlesiz ve yüksüz parçacıklar meydana gelir: nötrino’lar. Güneş’de bunların çok fazla olması gerekir, oysa beklenen sayının ancak 1/3’ü kadar bulunmuşlardır.

2 – ) Güneş’in bugüne kadarki 5 milyar yıllık ömründe, verdiği enerjinin % 20 – 30 artması beklenirdi, oysa modern jeoloji ve paleoklimatoloji böyle birşey göstermedi. Dünya tabakalarında, buna karşılık olacak iklim değişmelerine rastlanmadı.



3 – ) 1974 – 1975’de SSCB Bilimler Akademisi Kırım Astrofizik Gözlemevi‘nde akademisyen Prof. A. Severny ve arkadaşları, Güneş’in yeni bir özelliğini keşfettiler: Güneş’in yarıçapı her 160 dakikada bir, 10 km büyümekte veya küçülmektedir. Bu pülsasyon, Güneş’in parlaklığında bir azalıp çoğalma ile beraber olmaktadır. Güneş’in kenarlarındaki bu hareketi görmek mümkün değildir, ancak hareket halindeki bir cismin verdiği tayf (spektrum), Doppler olayı nedeni ile değişmektedir. Sovyet bilim adamları Doppler olayı yardımı ile bu keşfi yapmışlardır. Daha sonra bu keşif Stanford Üniversitesi (ABD), Kanarya Adaları ve Güney Kutbu‘na giden Fransız – Amerikan bilim adamlarınca doğrulandı (Güney Kutbu’nda, hiç batmayan bir Güneş pülsasyonlarının teorik olarak 130 dakikayı aşmaması gerekir. Periyodların 160 dakika olması şu anlama gelmektedir: Güneş sanıldığı gibi merkezi yoğun bir yıldız değildir, homojen dağılmış bir kütlesi olması gerekir. Bu keşifle, yeni bir araştırma yolu açılmıştır: heliosismoloji. 1974’den bu yana, bu konuda 300’den fazla yayın çıkmıştır. Şimdi jeologlar, Dünya kabuğunun titremelerini inceleyerek, Dünya’nın iç yapısını belirlemeye çalışıyorlar.
Tüm yasal hakları saklıdır!



İlginizi Çekebilecek Yazılar

Dünya’nın Kutupları Değişiyor Mu?
Fizik
0 paylaşım1105 okunma

Dünya’nın Kutupları Değişiyor Mu?

Murat Aslan - Nis 29, 2018

Minnesota Üniversitesi'ndeki iki jeofizikçi, Dünya'nın manyetik alan kuvvetinde, son 4.000 yıl boyunca % 50 azalma olduğunu öne sürüyorlar. Araştırmacılara göre bu azalma, Dünya'nın…

Sayıların Dili
Genel
0 paylaşım696 okunma

Sayıların Dili

Murat Aslan - Nis 29, 2018

~~ Son yıllarda İstanbul ve Çanakkale Boğazları’ndan geçen "Rus" gemilerinin sayısı, her yıl ortalama: 18 000. ~~ Dağılan Sovyetler Birliği’nin dışsatımının Türk Boğazları’ndan…

Değişik Çalışmalar Anında Meydana Gelen Kalorik Harcama
Sağlık
0 paylaşım591 okunma

Değişik Çalışmalar Anında Meydana Gelen Kalorik Harcama

Esra Şahin - Nis 29, 2018

ÇALIŞMA Kal/Kg/dk ÇALIŞMA Kal/Kg/dk

Yorum Yap

Email adresiniz yayınlanmıyacaktır.

Benzer Kategoriden Yazılar