0 Paylaşım 2663 Okunma

Atom ve Hücre

Bir atomun yapısı bir aileye benzetilebilir. Çünkü; atom kendi başına çok güçlü bir yapıya sahip olup, ayrı bir alem olarak değerlendirilebilir. Nedeni de, atomdaki sırların neler olduğu tam olarak bilinememektedir. Ne kadar araştırıp incelesek de, atomun sırrına vakıf olabilmemiz bugünkü müspet ilim ile mümkün değildir. Atomlardan, küçük moleküller ve onlardan da büyük moleküller oluşur. Büyük moleküllerin de birleşmesi ile dev moleküller olan çok büyük moleküller oluşur. Atom ailelerinin oluşturdukları küçük veya büyük moleküller de kendi aralarında birleşerek hücrelerin organellerini meydana getirirler. Hücrenin en önemli kimyasal maddesi proteinlerdir. Bu nedenle hücre içindeki kimyasal maddelerden bahsedilirken önce proteinleri açıklamak gerekir. 

Proteinler: Proteinler genellikle karbon, hidrojen, oksijen, azot ve kükürt atomlarından oluşan devasa moleküllerdir. Bazı proteinlerde daha başka atom çeşirleri de bulunabilir. Proteinlerin küçük moleküllü olan 23 adet ufak temsilcileri vardır. Bunlara amino asitler denir. Amino asitlerin kimyasal yapılarına göre çeşitli sınıflandırılmaları da vardır. Hücreler içerisinde çok bol miktarda bulunurlar ve yine bir araya gelip bağlanarak oluşan çok bol miktarda proteinler de vardır. Kovalent bağlarla oluşan bir amino asidin çeşitli oluşum yöntemleri mevcuttur. Hidrojen sayısı 7, oksijen sayısı 2, karbon sayısı 3 ve azot sayısı 1 olan “alanin” buna örnektir. Her amino asidin kimyasal treaksiyonlara kolayca girebileceği iki hassas bölgesi vardır. Bunlardan birisi amin grubu olan (-NH) ve diğeri de karboksil grubu olan (-COOH)’dur. Çeşitli amino asitler bu hassas noktalardan birbirleri ile bağlanıp peptid bağı denen birleşme ile daha büyük dev protein moleküllerini oluştururlar. Her peptid bağı oluşurken, aradan bir molekül su açığa çıkar. Uç uca birleşmiş olan bu amino asitlere peptid zinciri de denir. Her peptit zincirinin veya her proteinin iki ucunda da bir yanda “amin” diğer yanda karboksil grubu mutlaka vardır. Alanin – glisin – valin – serin gibi amino asitlerden oluşan bu tetra – peptit zinciri daha bir çok amino asitlerin çeşitleri ve çeşitli sıralanış şekillerinin bu beraberliğe katılması sureti ile çok uzun olan yüzlerce ve binlerce poli – peptit zincirleri oluşur. Bu arada bazı amino asitlerde var olan birden fazla amin veya karboksil grupları nedeniyle poli – peptit yapısının bazı bölümlerinde bu gruplardan fazla sayıda bulunabilir. Ayrıca kükürt içeren amino asitler arasında kısım kısım sülfid bağları oluşabilir. Böyle meydana gelen makro – moleküller üç şekil ve bazen de birbirlerinin karışımı ile farklı şekiller oluşturabilirler. Hücre içinde ki başlıca makro – molekülleri, proteinler, nükleik asitler, nükleotid polimerler ve glikojenler oluştururlar. Hücrenin diğer kimyasal maddeleri daha küçük molekül yapılarına sahiptirler. Proteinler, sitoplazmanın içeriğinde ve bütün hücre organellerinin yapısında rol oynarlar. Ayrıca kanda bol miktarda protein var olup, ihtiyaç halinde hücrelerin istifadesine hazır bir şekilde bütün hücreler için hazır olarak bekletilir. Kandaki bu proteinleri ise karaciğer hücreleri hazırlar. Kan, onları vücudun diğer organlarına ait hücrelere taşırlar. Proteinlerin çeşitleri çok fazla olduğu için, her hangi bir protein molekülünde ne kadar atom sayısı olduğunu bilmek oldukça zordur ve bunun çözümü bulunamamıştır. Proteinden en zengin olan besinlerimiz et, yumurta, süt ve süt ürünleridir.

Atom ve HücreSu ve Elektrolitler: Yetişkin bir insanın çeşitli hücreleri arasında ortalama yapmak gerekirse % 57’si sudan oluştuğunu görürüz. Tüm vücutta 40 litre su olup bunun 26 litre kadarı hücrelerin içinde bulunur. Geriye kalan 5 litre kanın yapısında bulunur. 10 litre kadarı da hücreler arasındaki boşluklarda bulunur. Su içinde olduğu zaman suyu elektriği nakleder duruma çeviren madeni yapıdaki elementlere “elektrolit” denir. Bunlardan hücre içinde en fazla olanlar, sodyum, karbonat, kalsiyum, klordur. Ayrıca hücre dışında hem hücreler arası boşluklar hem de bol miktarda kan yedek elektrolitleri hazır şekilde tutulurlar. Hücre dışındaki sodyum ve klor miktarı hücre içi miktarına göre % 93 oranında fazladır. Buna rağmen hücreler onları kendi ihtiyaçları oranında seçerek kabul ederler.

Hücreler sadece elektrolitler ve su hakkında değil, tüm ihtiyaçlarının teminindeki durumlarda çok basiretli ve hassas davranmaktadırlar. (Yazının ikinci “2.” bölümü için tıklayınız.)

Tüm yasal hakları saklıdır!

İlginizi Çekebilecek Yazılar

Dünya’nın Kutupları Değişiyor Mu?
Fizik
0 paylaşım1961 okunma

Dünya’nın Kutupları Değişiyor Mu?

Murat Aslan - Nis 29, 2018

Minnesota Üniversitesi'ndeki iki jeofizikçi, Dünya'nın manyetik alan kuvvetinde, son 4.000 yıl boyunca % 50 azalma olduğunu öne sürüyorlar. Araştırmacılara göre bu azalma, Dünya'nın…

Sayıların Dili
Genel
0 paylaşım1245 okunma

Sayıların Dili

Murat Aslan - Nis 29, 2018

~~ Son yıllarda İstanbul ve Çanakkale Boğazları’ndan geçen "Rus" gemilerinin sayısı, her yıl ortalama: 18 000. ~~ Dağılan Sovyetler Birliği’nin dışsatımının Türk Boğazları’ndan…

Değişik Çalışmalar Anında Meydana Gelen Kalorik Harcama
Sağlık
0 paylaşım1116 okunma

Değişik Çalışmalar Anında Meydana Gelen Kalorik Harcama

Esra Şahin - Nis 29, 2018

ÇALIŞMA Kal/Kg/dk ÇALIŞMA Kal/Kg/dk

Yorum Yap

Email adresiniz yayınlanmıyacaktır.

Benzer Kategoriden Yazılar