Skip links

William Wordsworth İngiliz Şair 1770 – 1850

Doğmamız uyumak ve unutmaktan başka nedir ki:
Bizimle doğan Ruh Yıldızı hayatımızın,
Başka bir yerde batar,
Ve uzaklardan gelir:
Ne büsbütün unutkan,
Ne de büsbütün çıplak,



Görkemli bulutların ardından geliriz biz,
Yurdumuz olan Tanrı’dan:
Çevremizde uzanır cennet, çocukluğumuzda!
Zindanın gölgeleri sarar çevresini
Büyüyen çocuğun
Ama o
Işığa ve onun kaynağına bakar,
Onu sevincinde görür;
Her gün biraz daha doğudan gelmesi gereken
Genç, Doğanın Rahibidir hala,
Ve o görkemli görüntü
Ona yoldaşlık eder;
Zamanla o parıltının azaldığını görür insan,
Azalıp sıradan bir günün ışığına dönüştüğünü.
“Ode: Ölümsüzlük İmaları”‘ndan (1807)



Devrimci bir dönemde bir devrimci ve romantiklerin ilki olan (Coleridge, Byron, Keats ve Shelley öbürleriydi, Blake ise bir haberci) William Wordsworth, Pope‘dan nefret ediyor; hafızanın nükteden, hayal gücünün akıldan, doğanın bahçe içindeki bir köşkten ve süslü bir biçimde budanmış çalılardan daha önemli olduğunu savunuyordu.
Görsel, öznel ve esasen çok heyecanlı olan William Wordsworth, konuşma üslubunu andırdığını düşündüğü (gerçi siz de öyle düşünmezsiniz) bir üslup geliştirdi, gündelik ve hatta sansasyonel konuları tercih etti (“Ahmak Çocuk”, “Çılgın Anne ve “Dişi Serseri” için yazdığı lirik şiirlere bakabilirsiniz) ve şiiri herkesin iyi bildiği gibi “dinginlikte hatırlanan duygu” olarak yeniden tamamladı.



İki büyük “sakın”: Sakın en uzun, en iddialı ve en ölümcül şiiri The Prelude’u (Prelüd) okumanız gerektiğini düşünmeyin.
İkincisi, sakın onu toptan akıl hocası olarak benimsemeyin: Devrimci William Wordsworth zamanla gerici William Wordsworth’e; köleliğin ortadan kaldırılmasına, Parlamento reformlarına ve hayvanlara yönelik zulmün önlenmesine karşı kampanyalar yürüten pis bir ihtiyara dönüşmüş olmasıyla kötü bir ün yapmıştır.
Tüm yasal hakları saklıdır!

Leave a comment

This website uses cookies to improve your web experience.