Skip links

Gökyüzünün Manzarası ve Güneşimiz

Bir gece yolculuğunda bir şehrin uzaktan nasıl ışıl ışıl göründüğünü düşünün. Yahut pırıl pırıl donatılmış büyük bir şehrin havai fişekler, maytaplar, ışıklarla rengarenk manzarasını hayal edin. Bulutsuz bir gecede gök kubbemizin manzarası, ışıl ışıl bir şehirden veya bir lunaparktan farlı değildir. Akşam olunca gözler önüne öyle manzaralar getirir ki insan kainatı adeta bir bayram yeri olarak görür. Üstelik gök kubbemizdeki manzara birkaç geceye mahsus da değildir. Milyarlarca yıldan beri her gece bu muhteşem tablo tekrar tekrar semamızda seyretmektedir. Bu tabloyu meydana getiren nice yıldızlar içinde öyleleri vardır ki, güneşimizden onbinlerce hatta milyonlarca kat daha büyüktür. Yaydıkları çeşitli dalga boylarındaki morötesi, kızılötesi, röntgen şuaları ve kozmik ışınlarla feza denizindeki bu muhteşem sistem milyarlarca senedir hiç bir karışıklığa uğramadan, aynı kanun ve düzen içerisinde yol almaktadır. İçinde bulunduğumuz uzay çağında, gökyüzünün ihtişamı her zamankinden fazla olarak gözlerimiz önündedir. Daha önceki çağlarda gökyüzünün daha sessiz ve sakin olduğu düşünülürdü. Çağımızda ise; çok güçlü optik ve radyo teleskoplarla en hassas ölçümler yapılabilmekte, en ileri teknolojiye sahip uzay araçları ile en uzaktaki yıldızlar ve gezegenler bile incelenmekte, gaz ve toz bulutlarının analizleri yapılmakta gökyüzünde olan her şey incelenebilmektedir. Kainattaki işleyen bu muhteşem sistem hakkında, yapılan bütün gözlem ve araştırmalar uzaydaki pekçok esrarlı olayların sırrını çözmüştür. Modern astronomide aşağıdaki konularda gerçekleşen buluşlar dikkat çekmektedir:
** Her türlü ışığı, sesi, maddeyi, zamanı ve hatta galaksileri bile yutan zaman tünelleri: Kara Delikler
** Sadece bir çay kaşığı hacmindeki maddesi bir milyar ton gelen cüce yıldızlar: Nötron Yıldızları
** Görünmeyen ışınlar ve radyo dalgaları yayarak nabız şeklinde atan galaksiler: Pulsarlar
** Yıldızların yapı taşlarını oluşturan gaz ve toz bulutları: Nebülözler
** Milyarlarca senedir düzenli bir şekilde çalışan nükleer fırınımız: Güneş
Gökyüzünün Manzarası ve GüneşimizNükleer Fırınımız Güneş: Dünyadan ortalama 150 milyon kilometre uzakta bulunan güneş, yaydığı muazzam enerjisiyle kullandığımız yiyecek ve içeceklerimize, nefes aldığımız oksijenden iklimlerin yapısına kadar pek çok hayati olaylarda tesiri olan enerji kaynağımızdır. Arzımızın enerji kaynağı güneş, belirli saatlerde sönüp yanan lamba gibi ısı üretirken acaba nasıl çalışıyor. Bu nükleer santralin içinde, her an binlerce hidrojen bombası patlamaktadır. Bu şekilde meydana gelen muazzam enerjiden, dünyanın ihtiyaç duyduğu ölçülebilir bir miktarı dünyaya aktarılmaktadır. Bu ölçü, dünyada ki bütün hayat sahipleri göz önüne alınarak yapılmış çok hassas bir ayardır. Bir de güneşimizin işleyişi ile ilgili rakamsal örnekler vermek gerekirse; Güneşin merkezindeki, sıcaklık 15 milyon santigrad dereceyi bulur. Burada gerçekleşen zincirleme termonükleer reaksiyonlarla her saniye 618 milyon ton hidrojen, 613 milyon ton helyuma çevrilir. Bu hesaba göre güneşin bir günlük yakıtı 55.326.500 milyon ton hidrojen olarak tesbit edebiliriz. Bu nükleer reaksiyonlar sonucu her metrekare yüzeyinden 65 milyon watt enerjiyi dünyamıza gönderen güneş, Samanyolu merkezinde de saniyede 250 kilometre hızla tüm gezegenleriyle beraber süratli bir yolculuk yapar. Güneşin gönderdiği enerji miktarında az bir azalma veya artma olması halinde dünya üzerindeki hayat sona erer. Güneşin süratinde ve yörüngesinde bir saniyelik şaşma, güneş sistemi içinde ve hatta Samanyolu galaksisinde pek çok karışıklığa sebep olur hatta darmadağın edebilirdi. Fakat milyarlarca senedir kusursuz işleyen sistem sayesinde böyle bir düzenlik olmaz. Güneş sadece ışık ve ısı üreten bir madde değildir. Güneş rüzgarları, kozmik ışınlar ve elektromanyetik dalgaların da kaynağıdır. Güneş rüzgarları: Düşük enerjili proton ve elektronların içerdiği iyonize edilmiş partiküllere denir. Kozmik Işınlar: Çok büyük enerji yüklerine sahip olan ve yüksek hızla uzaya dağılan atom çekirdeklerine denir. Elektromanyetik dalga: Gama ışınları, infrared, ultravıole, x ışınları, radar ve radyo dalgalarıdır. Bunlardan bazıları dünyaya kadar ulaşıp, diğerleri ise atmosfer tarafından engellenir. Güneşin yaydığı bu dalgaların dağılımında bizim görebildiğimiz ışığın dalga boyu, çok küçük bir alanı doldurur. Geri kalan büyük kısmı ise göremeyiz. Yine güneşin yaydığı ışığın bir kısmı atmoferden geçseydi dünyada yaşam oluşmazdı.
Tüm yasal hakları saklıdır!

Leave a comment

This website uses cookies to improve your web experience.