Skip links

Kadına Şiddete Hayır!

Öncelikle şunu belirtmeliyim ki, her hangi bir insanın yaptığı şiddetin,kavganın ve caniliği okuyunca veya görünce, artık bizi hayvanlardan ayıran özelliğimiz olan ‘akıl ve mantık‘ kavramının artık yavaş yavaş yok olduğunu ve bunu gören insanların sahip olan ‘vicdan‘ kavramının artık hissedilmediği görüşündeyim. Bunun da kanıtının ise medyada gördüğümüz haberlerden ve kamu spotlarından anlayabiliriz (60 kişinden 11’inin sadece vicdanı olduğunu).  Gökçeçiçek Ataya‘ nın söylediği gibi, toplumsal cinsiyet ve rollerin kadın ı ikincil bir şahıs yapmaktadır ve erkek egemen sistemin ve toplumsal kuramların erkeklere göre olması, kadın ların şiddete maruz kalmasına neden olmaktadır. Ülkemizde ne kadar kadın-erkek eşitliği ile alakalı kanun olsa bile veya Türkiye Sedav sözleşmesine imza atsa bile bu kanunlar gerçek hayatta maalesef etkili olmamaktadır. Bu yüzden de herhangi bir insana yapılan şiddet- özellikle ataerkil bir toplumda yaşadığımız için kadın lara yapılan şiddet- gün geçtikçe erkeklerin egosu ve ‘dayakla bir şeyleri çözerim’ mantığı ile artmaktadır. Bunun sebeplerinden biri ise ,Theoretical and definitional issues makalesine göre, şiddeti yapan kişinin psikolojik bozuklukları olmasıdır ve bununla ilgili sosyal yaklaşımlar yapılmaktadır. Şiddet yaşayan kadın, şiddeti çözmek için savcılığa başvurduğunda ise, Bilgi Üniversitesinin yaptığı bir analizde görüldüğü üzere (Ataya), savcı tarafından çok enteresan bir önyargıyla karşılaşıyor. Yaşayan kadın, kocasını evden uzaklaştırmak istediğinde savcıdan ‘kocanı uzaklaştırıyım da sevgilini eve atacaksın değil mi ?’ gibi bir cevap geliyor. Yani kadın, toplumsal cinsiyet yüzünden ikincil şahıs olduğu için adalet konusunda da kendi haklarını kazanamıyor ve kadın anca Mor Çatı vb. kadın şiddeti konusunda yardım merkezlerinden kendisi için yardım alabiliyor. O zaman burada sorulması gereken kinayeli bir soru olduğu kanısındayım. Şiddetle ilgili konulara artık devlet daha ilgili davranabilir mi ? (!) Ya da devlet her yıl düzenli olarak kadınlara yapılan şiddet verilerini artık tutabilir mi ? (!) Eğer devlet, kadına yönelik şiddet konusunda daha fazla ilgilenmezse gün geçtikte kadına yönelik şiddet kat kat artacaktır. Haber olarak da 12 aralık 2014 tarihinde gerçekleşen bir vakadan söz etmek istiyorum.
https://online.bilgi.edu.tr/pluginfile.php/100089/mod_forum/post/14581/image1.JPG
https://online.bilgi.edu.tr/pluginfile.php/100089/mod_forum/post/14581/image2.JPG
Link: http://www.milliyet.com.tr/3-aylik-esini-9-yerinden-bicakladi–gundem-1983187/
Haberde, 3 aylık eşini tartışma yüzünden ve ‘namus yüzünden’ bıçaklandığı yazılıyor. Objektif olarak yazılmıştır bunun da nedeninin resmi bir gazete olduğunu düşünüyorum. Yani resmi gazetelerin yayınladığı kadına şiddet, cinayetle ilgi haberler yaşanılan olayı direk çarpıtmadan yazdığı için cinsiyetçi bir yaklaşım olmadığı kanısındayım. Eşitlikle ilgili alıntı olarak ta şu cümleyi söyleyebiliriz.
Kadına yönelik şiddet hız kesmiyor. Eşini öldüren öğretmen ve doktordan sonra bir korkunç haber daha… Karaman’da 27 yaşındaki Tarık C., tartışma sonucu 3 ay önce evlendiği eşi 22 yaşındaki Merve C.’yi 9 yerinden bıçaklayarak öldürdü. Genç kadın hastaneye götürülürken polis tarafından kısa sürede yakalanan Tarık C., gazetecilere eşini “Namus için” bıçakladığını öne sürdü.
Yazımın başında da dediğim gibi bu ve bunun gibi örnekler , erkeklerin ‘önceden’ sahip olduğu ama artık sahip olmadığı vicdansızlığın bir göstergesidir.

Leave a comment

This website uses cookies to improve your web experience.