Skip links

Kadın Ve Siyaset

Türkiye’ de kadın lar, cumhuriyet yıllarından bulunduğumuz zamana kadar maalesef erkekler gibi siyasete katılamamış, istedikleri ‘temsili özgürlüğü’ alamamışlardır. En azından, İstanbul’da 10 yıl önce kadın ların inanılmaz az siyasete katılımı varken hatta yok derece kadar azken, bu durum günümüzde birazda olsa artmıştır. Maalesef İstanbul içinde son 10 yılda kadınların katılımıyla ilgili veri bulamadığımdan dolayı olaya daha genel bakıp Türkiye için bakacak olursak, Türkiye’de kadın ların siyasete atılımı birazda olsa artmıştır. http://www.yasader.org/web/yasama_dergisi/2008/sayi10/Ukemizde_Kadinlarin_Siyasi_Hayata.pdf kaynağından gördüğümüz üzere, 2002-2007 yılları arasında kadınların temsil olma oranı %4,0 , 2007’de rakam %9,1 e yükselmiştir.http://www.kadininstatusu.gov.tr/upload/kadininstatusu.gov.tr/mce/2012/trde_kadinin_durumu_2012_ekim.pdf ve http://www.sabah.com.tr/gundem/2012/03/04/kadin-siyasetci-oraninda-turkiye-ilk-100-icindekaynağına bakacak olursak da , 2011 yılında %11,4, 2012 yılında ise %14,2 olmuştur. Bu kaynaklardan, görecek olursak yıl geçtikçe siyaset Türkiye’si, birazda olsa aydınlanıp kadınların da insanları temsil edebiliceğini anlayabilmiştir ama bu oran tabiki diğer ülkelere göre çok az olduğu için her zamanki gibi Türkiye bu konuda sınıfta kalmıştır. Selen Lermioğlu’nun videosunda da görüldüğü üzere, 2014 yılında kadın ların parlementodaki yeri %14, belediyede ise %1, sendikalar ve derneklerde ise çok azdır.
Gerek ülkemizde gerek diğer ülkelerde, kadınların siyasete katılımı her zaman bir sorundan ibarettir. Anne Phillips’in belirttiği üzere, kadınların siyasete katılımı için çoğu Avrupa İskandinav ülkelerininin yöneticileri özel önlemler almıştır.
Örneğin,’Demokrasinin Cinsiyetinde gördüğümüz gibi, 1973’te Norveç, kamu heyetlerine ya da komitelerine aday gösteren tüm kurumların erkekler kadar kadınları da dahil etmeleri gerektiğini vurgulayarak İskandinav ülkelerinin başını çekti. Ülkeler, kadınların aynı erkekler gibi aynı başarıları sağlayabiliceklerini gördükleri için kadınların siyasete katılması için belirli kotalar koymuşlardır. Bir başka örnek ise, Selen Lermioğlu’nun da dediği gibi, İsveç’te 2 aday listesi yapıldığını ve bu listelerin biri erkek biri ise kadın aday listesi olduğu görülmektedir. Nedeni ise kadın ların aynı erkekler gibi bir sansı olmasıdır ve bu sistem birazda olsa kadınların o ülkede siyasete girişleri kolaylaşmıştır. Öte yandan, maalesef Türkiye’de kadınlar için özel önlemler söz konusu değildir. Ülkemizin Türkiye Anayasasında erkekler ile kadınların yasama konusunda eşit olduğu yazılsa da, maalesef bu yasa sadece kağıt üzerinde olup, işleve koyulmamıştır. Selen Lermioğlu’nun feminizm videosunda görüldüğü üzere, kadın ların siyasete erkekler kadar katılamamasının nedenleri arasında, kadın ların ekonomik ve sosyal alanda dışlanması olduğunu görebiliriz. Ülkemizde kadınlara ‘Sen ne anlarsın’ önyargısı yapıldığı için, kadınlar kendilerini ev işleri, çoçuk bakma vb. alanlarda anca kendilerini geliştirmek zorunda kalmışlardır. Kadın ların erkekler kadar siyasi ilişkileri ve para konusunda güçleri zayıf olduğu için –ki Türkiye’de siyasete girebilmek için siyasi ve ekonomik ilişki gerekiyor- geçmişte de günümüzde de pek fazla siyaset katılımı maalesef pek fazla olamamıştır.

Leave a comment

This website uses cookies to improve your web experience.