Skip links

Kadın Ve Ev

Claude Berri’nin yönetmenlik yaptığı ‘Germinal’ filminde, 19. Yüzyıl’ da Sanayi devriminden sonra Fransa kapitalist sisteme geçtiği için insanlar şehirlere göç etmeye başladığı ve bir sürü insan (%90’u erkek geri kalanı kadın) madenlerde ve fabrikalarda çalıştığı görülmektedir. Erkeklerin , evin dışında uzun saatler çalışmaya başlamasıyla kadın daha çok evle özdeşleştirilmeye başlandı. Filmde de görüldüğü üzere , erkekler madenlerde çalışıyorken, kadın ise evde çoçuklara bakıyor, yemek ve temizlik yapıyor ve geri kalan tüm işleri erkek ‘yorulduğu’ için kadın üstleniyordu. Kapitalist sistemin yerleşmesi ile, ev ve dışarısı arasındaki sınır keskinleşti ve arttı. Ancak, 20 yy.’ın ikinci yarısından itibaren, kadın lar için ‘’we can do it’’ furyası başladı. Her nekadar kadın, iş hayatına girmiş olsa da erkek kadar dışarıdaki hayatta yer alamadı. http://www.globalpost.com/dispatch/news/regions/140408/5-countries-gender-equality-gap-housework-men-women-chart kaynağında da belirtildiği gibi, Türkiye’de ev işi yapan kesim daha çok kadın dır (4.4). Bu duruma örnek gösterecek olursak; temizlik malzemesi, ev aletleri gibi ürünlerin reklamlarının çoğunlukla kadınlara hitap ettiğini söyleyebiliriz. Gözlemlerime gore, ev hanımı olan kadın ların eşleri, ortak bir algıya sahip kendi ailemde dahil olmak üzere: ‘’Benim kazandığım para hepimize yeter, sen çocuklara bak.” Zaten, bir kadın işe alınırken evli olup olmadığı, önemli bir sorunsaldır. Çünkü; evli kadın ,çocuk yapma potansiyeline sahiptir ve bu ihtimal işverenlerin hoşuna gitmez böylece kadının evde kalması için bir sebep daha doğar.
Ev işleri çok fazla vasıf gerektirmemesi ve bazı kişilerin(anne, gündelikçi vb.) görevi olarak görülmesi sebebiyle değersizleşiyor. Kendi hayatımdan örnek vermem gerekirse bu değersiz işleri annem yapıyor ancak, çevremde bu işleri para karşılığı birine yaptırmayı tercih eden de pek çok kişi var… Bu işlerin aylık maliyeti temizlenen alanine büyüklüğüne , temizlenme sıklığına gore değişiyor. Bu konunun maliyetiyle ilgili bilgim yaşadığım bölgenin raiciyle sınırlı ; günlüğü 80-130 arası değişebiliyor. Bir diğer yandan bu işlerin bu denli kabaca ücretlendirilmesine de şaşırıyorum. Çoğunun sigortası yok, enflasyonu göz önünde bulundurarak zamlanan maaşları yok vb. Bu gibi nedenler,bu işlerin ne kadar değersiz olduğunu daha da iyi gözler önüne seriyor sanki…

Leave a comment

This website uses cookies to improve your web experience.