0 Shares 6 Views

Modern Fotoğraf Sanatı 9. Bölüm

Sinema Tarihi: Louis Lumiere’nin icadı pek çok şeyin başlangıcı olmuştur. Onun icat etmediği şeyler onun gibi algılanmasının tabi ki bazı sebepleri de vardı. Fakat icatlar böyle acayip yollar izlerler. Lumiere’den önce iki ya da üç ruhsatiye alınmış olabilir. Lumiere’den sonra ki, ruhsatiyeler ise yüzler ve binlerle olabilir. Birçok iddialar oldu ve herkes konuyu açıkça görebildi. Bununla beraber Lumiere’den beş yıl sonra, kendisine haksız olarak filmi derlemekten başka bir meziyet atfedilmediği sıralarda 1900 yılında bir makalede şöyle bir yazı yazılmıştır : “M.Marey deliksiz bir şerit kullanmak suretiyle film imalında büyük bir devrim yapmıştır.

Lumiere’den sonra da buluşları son derece önemli olan bir bilgin Raoul GrimoinSanson cineoramayı icat etmiştir. Seyirciler salonun ortasında oturup yuvarlak bir perde üzerinde sürekli sahneler seyretmektedirler. Bu icat manzara filmiyle Abel Gance‘nin üç perdeli sinemasından daha ilginçti. Grimoin – Sanson yükseldikçe bir yere yıldız şeklinde on tane film alma makinesi koyuyor, film alındıktan sonra yine aynı şekilde sıralanmış 10 sinema makinesi filmi, yuvarlak perde üzerine yansıtılıp yüksek ölçüde zootope fikrini oluşturuyordu. 100 metre genişliğinde bir salonun ortasında 10 tane sinema makinesinin altında oturan üç yüz, dört yüz seyirci filmde ki manzara veya olayların tam ortasında bulunuyormuş gibiydi. Grimoin, Sanson seyirciler balonla yukarı doğru çıkıyorlarmış hissini vermeyi düşünüyor ve sonra da Avrupa ve Afrika’da çevirdiği filmleri gösteriyordu.

Modern Fotoğraf Sanatı 9. Bölüm

Halkın ilgisini çeken sinema: Lumiere sinemotoğrafı icat ediyor, Melies ise sinemayı bir seyir konusu olarak ortaya atıyordu.

Lumiere, kendinden önce sinema ile uğraşanlar gibi rastlantı ve uzun çalışmalar sonunda elde ettiği bu aletin neye yarayabileceğinin farkında değildi. Melies bir bakışta bu icadın nelere uygun olduğunu anladı ve zamana göre büyük bir parayla icadın patentini satın almak istedi. Fakat Lumiere, bu teklifi reddetti. “Sinema filmleri imalathanesi” adını alan Stor Film adında ilk sinema mamulatı müessesesini Melies kurdu.

1895’ten 1914’e kadar Melies birçoğu 700 metreden fazla olan 4.000 film çevirdi. O sıralarda en uzun film 20 ile 30 metre idi. “Ay’a seyahat” en meşhur filmlerinden biridir. (16 dakika sürer) Bütün dünyayı hayret içinde bıraktı. Aya seyahati gerçekleştirecek top hariç, filmin, Jules Verne‘in romanıyla hiçbir ilgisi yoktu. Konu doğrudan doğruya bir fanteziydi. Bu film onu meşhur etmekle beraber, Amerikalılar’ın sahte kopyaları kendisini mahvetti. 1897’de “Jeanne d’Arc” filmini çevirdi. “Aya seyahatten” başka, “Baron Münkasen’in başına gelenler“, “Mephistopheles’in odası” adında filmler çevirdi. Bunlar bugün klasik film olarak saklanmaktadırlar. Melies’in en güzel filmlerinden biri de “Dreyfus olayı” hakkından çevirdiği 200 metrelik fantezidir.

Modern Fotoğraf Sanatı 9. Bölüm

Melies’den sonra kendisini şuurlu bir şekilde taklit edenler oldu. Bunlardan Ferdinand Lacca, Shakespeare hakkında yaptığı bir film ile ün kazanmıştır. “Bir cinayetin Hikayesi” ile “Bir valsin Sonuçları” adında ki iki filmin zamanında büyük değeri vardı.

1908’de La Bargy tarafından Henri Levedan’ın bir eserinden alınarak çevrilen, “Duc de Guise’nin katli” adında ki filmle ortaya çıkan sanat filmleri de kayda değer birer eserlerdir.

Büyük bir atılışla sinemaya yanaşan İtalya, kendisini 19. yüzyılın seyir mirası olan Operaya verdi. Bütün insanların kafasında yalnız Opera vardı. Hugo’vari haydutlarla dolu olan halkın efsanevi zevki sanata üstündü. Opera aracılığıyla burjuvazi sınıfı, cüretkar bir aleme açılmak fırsatını buldu. Tiyatro ile opera, hatta kulvarlarını bile değiştirmeden topyekun olarak sinemaya geçti.

Lumiere’den birkaç yıl sonra Charles Pathe‘nin Montreul – sous – Bois ve joinville – le – Pont’ta ki stüdyolarında, günde 8.000 metre film çevriliyordu. Aktüalite filmlerinden başka bütün bu filmler sinemacılık için bir ziyandı. Pathe 1905’de Max Linder‘i angaje ediyor, “Bir öğrencinin ilk purosu” adında ki filmi,, günde 20 frankla işe başlıyordu. Fakat 1913’de anlaşmasını bir milyon frank karşılığından yeniliyordu.

Yazının tüm bölümlerini ve devamını okumak için: Fotoğrafçılık

Tüm yasal hakları saklıdır!

You may be interested

Türk Anonim Şiiri ve Türkü
Edebiyat, Şiir
1127 shares4280 views

Türk Anonim Şiiri ve Türkü

Kriyus Dijital - Eyl 15, 2016

Anonim şiirin, değişik rivayetlerle kendi kendini yenileme kaidesi veya geleneği, Pilvene ile ilgili destanlarda görüldüğü gibi, Estergon üzerine söylenen ve "Estergon dediğin su…

Anonim Şiirimizde (Türkü) Görülen Gelişme
Edebiyat
0 shares37 views

Anonim Şiirimizde (Türkü) Görülen Gelişme

Kriyus Dijital - Eyl 08, 2016

Yaşanan anonim şiirimizde görülen gelişme veya rivayetler yolu ile çoğalma geleneğini, Plevne savaşından kaynaklanan Plevne veya Osman Gazi destanı zaman akışı içinde ve…

Edebiyat Notları: Türk Anonim Şiiri
Edebiyat
0 shares17 views

Edebiyat Notları: Türk Anonim Şiiri

Kriyus Dijital - Eyl 08, 2016

Birçok şiirde zeybek tipine dayanan bir kahramanlık havası vardır. Şu örnekle açıklamaya çalışalım. "Bineğidim kır atımın üstüne, Alayıdım da martinimi destime, Beş yüz…

Yorum Yap

Email adresiniz yayınlanmıyacaktır.

Most from this category