0 Shares 2 Views

Canlılık ve Yaşam Nedir ve Nerededir?

Can nedir?” sorusunu cevaplandırmaktan henüz uzak bulunmaktayız. Genel bir görüş içerisinde konuyu ele aldığımız zaman, canlı ile cansız arasında bazı farkların olduğunu ve “kendine özel bir enerji” özelliğinin olduğu varsayılabilir. Esasen varlıkların tamamı atomlardan yapılmış olup, en büyük enerjiler onlarda olduğu için “can” dediğimiz enerjinin bunlardan bazı özellikleri ile ayrılmış olduğu görülmektedir. Bütün maddeler “enerji” ve çeşitli boydaki “dalgalarla” vasıflandığı kabul edilmektedir. Bu yüzden bir çok fizikçi “Kainatta ki her şeyin hepsi muhtelif frekanstaki dalgalardan ibarettir” cümlesiyle konuyu özetlerler. Her dalga bir enerjiye karşılıktır ve her enerji de bir maddenin temsilcisidir. 

Biyoloji ilminde canlılardan sık sık bahsedilir, ama “canlılık nedir, can nedir?” sorusunun üzerinde pek durulmaz. Yıllardan beri vücudumuzun en küçük canlılık birimi olan “hücre“‘den bahsedilirken, canlılık denen sırrı açıklamaktan aciz kalırız. Fakat vücudumuzun dışında hücrelerimizden daha küçük canlı mahluklar da vardır. Bunlar muhtelif büyüklüklerdeki Bakteriler, sporlar, virüsler ve türleri ve cinsleri çok kalabalıktır. Bunlardan bazıları çeşitli hastalıkların sebebi durumundadır. Bir çoğu da yararlı grubu oluştururlar.

Canlılık ve Yaşam Nedir ve Nerededir?Can nerededir?” sorusuna verilebilecek cevap, Biyolojik olarak yaşayan varlığın içinde can vardır şeklinde olacaktır. Fakat en küçük canlı olan hücreyi ele alırsak, “can hücrenin neresindedir” diye sorulacak olursak buna nasıl cevap veririz.             Açıklamak gerekirse; Hücre; ortasında çekirdek (nükleus), onun dışında sitoplazma ve en dışta da hücrenin zarı (membran) olmak üzere üç bölümden oluştuğu görülür. Hücre çekirdeğinde de bir çekirdekçik (nükleolus) ve kromozomlar ile nükleoplazma denilen kısım ve hepsini çevreleyen çekirdek zarı bulunur.

Stoplazmaya protoplazma da denir ve içinde mitokondriler, lizozomlar, polizomlar, mikrozomlar, endoplazmik retikulumlar ve çeşitli madeni madde ve besin maddeleri, bol miktarda su ve hücrenin kendisinin ürettiği enzimler, bazı hormon yapısındaki maddeler ve önemli vitaminler bulunur. Bu içeriğin miktarları ve çeşitleri, hücrelerin yerlerine ve çeşitlerine göre farklılık gösterirler. Kısa tarifini yaptığımız hücredeki canlılık sırrı gizli kalmaktadır. Yapılan pek çok araştırmalarda bazı ip uçları bulunmuş ve şu şekilde özetlenmiştir; Bir canlının tüm hücrelerinde o canlıya ait belirli ve aynı sayıda kromozomlar bulunur. Hücre çekirdeğindeki bu kromozomlar, canlının her türlü özelliğini nesilden nesile aktarırlar ve bu maksatla hücrenin bütün faaliyetlerini idare edip, kontrol altında tutarlar. Bilim adamları bu hususun tam olarak aydınlatıldığında hemfikirdirler.

Canlılık ve Yaşam Nedir ve Nerededir?Kromozomların, gen adında parçacıklardan oluştuğu yine bilinmektedir. Her canlıya ait gen sayısı sınırlıdır ve her özelliğe ait bir de gen vardır. Genler nükleik asid grubundan olan dezoksiribonükleik asid ismindeki makro-moleküllerden oluşmuştur. Bu makro-moleküller kendileri bizzat canlı değiller ise de, hücre teşkilatı içerisinde her türlü kontrolü ellerinde bulundururlar. Demek ki canlılık vasfı, oldukça karışık çok yönlü imkanların olması ile oluşan bir enerji tarzıdır. Nitekim hücreden çok daha küçük olan virüsler yalnız nükleik asid olan ribonükleik asidler ile polipeptid denen protein moleküllerinden meydana gelmişlerdir. Yalnız başlarına bir hayat emaresi göstermedikleri halde, bir hücre üzerine düşer veya hücre ile herhangi bir şekilde temas kurabilirse, hemen canlılık özelliği göstermeye ve çoğalmaya başlarlar. Bu açıklamalara göre, canlılık özelliğini bünyesinde “sır” olarak saklayan en küçük varlığın yine “hücre” olduğu kabul görüyor. “Can hücrenin neresindedir” yerine “hücrenin tamamındadır” demek daha ilmi bir ifade olmaktadır. Bilim adamları dezoksiribonükleik asidin canlılık merkezi ve canlılığı yöneten kısım olduğunu teyid ederler. Fakat bütün bunlar “can hücrenin neresindedir” sorusunun yanıtını vermemektedir. Araştırmalar çok uzun yıllar boyu sürüp gideceğe ve bunun sonucunda bir mesafe katedileceğe benzemektedir.

Tüm yasal hakları saklıdır!

You may be interested

Türk Anonim Şiiri ve Türkü
Edebiyat, Şiir
1127 shares4280 views

Türk Anonim Şiiri ve Türkü

Kriyus Dijital - Eyl 15, 2016

Anonim şiirin, değişik rivayetlerle kendi kendini yenileme kaidesi veya geleneği, Pilvene ile ilgili destanlarda görüldüğü gibi, Estergon üzerine söylenen ve "Estergon dediğin su…

Anonim Şiirimizde (Türkü) Görülen Gelişme
Edebiyat
0 shares37 views

Anonim Şiirimizde (Türkü) Görülen Gelişme

Kriyus Dijital - Eyl 08, 2016

Yaşanan anonim şiirimizde görülen gelişme veya rivayetler yolu ile çoğalma geleneğini, Plevne savaşından kaynaklanan Plevne veya Osman Gazi destanı zaman akışı içinde ve…

Edebiyat Notları: Türk Anonim Şiiri
Edebiyat
0 shares17 views

Edebiyat Notları: Türk Anonim Şiiri

Kriyus Dijital - Eyl 08, 2016

Birçok şiirde zeybek tipine dayanan bir kahramanlık havası vardır. Şu örnekle açıklamaya çalışalım. "Bineğidim kır atımın üstüne, Alayıdım da martinimi destime, Beş yüz…

Yorum Yap

Email adresiniz yayınlanmıyacaktır.

Most from this category