Atomun Yapısı

Küçük alem”in işleyişi:

Atom hakkındaki ilk tahminler Milattan Önce 500 yıllarında ortaya atılmış ve fakat onun iç yapısını inceleyebilmek, ancak 20. asır içerisinde mümkün olmuştur. Önceleri “maddenin bölünemeyen en küçük parçası” olarak kabul edilen atomun bugün kompleks bir yapı ve daha doğrusu çok karışık bir yapı gösterdiği tesbit edilmiş bulunuyor. Hatta atom için belki de daha iyi yakışan en güzel ifade “küçük alem” deyimidir. Bu mahlukta kainatın en büyük enerjisi olduğu gibi, kendisi bütün yaratılmışların temelini teşkil ediyor.

Atomun henüz bütün tafsilatıyla bilinmekte olduğunu iddia edemeyiz. Fakat asrımızın bilim seviyesi nisbetinde anlaşılabildiğine göre, ortasında proton ve nötron partiküllerinden meydana gelmiş bir çekirdek mevcuttur. Bu partiküller hiç durup dinlenmeden ve gece gündüz demeden, hem kendi etraflarında ve hem de 10 – 13 cm. yarı çapındaki sahalarında, sayıları ne kadar çok olursa olsun ve hiç birbirlerine çarpmadan gayet muntazam ve çok yüksek bir süratle daimi bir hareket hali içindedirler.

Atomun YapısıAtomların çekirdekleri küçük olabileceği gibi, yüzlerce nükleona da sahip olabilirler. Proton ve nötron sayıları muvazeneli olan atomlara kararlı atomlar veya huzurlu atomlar adı verilir. Şayet proton ve nötron sayıları farklı ise, onlara da kararsız atomlar veya huzursuz atomlar denmektedir. Kararsız atomlar, kendi hallerinde duramazlar; içlerinde fazlalık vardır, fazlalıklarını atıp başka bir atoma dönüşürler. Bitabi bu iş kısa veya uzun zaman içerisinde olur ve yarı ömür denen bir süre ile ifade edilir.                          

Atomların çekirdeklerinden çok, çok uzaklarda olmak üzere ve yine az veya çok sayıda elektronları mevcuttur. Çekirdek ile elektronların arasındaki mesafe 10 (üzeri -8) cm. kadardır. Her elektron yine hem kendi etrafında ve hem de çekirdek etrafında hiç durup dinlenmeden süratle dönüp durur. Atom çekirdeği içindeki partiküller birbirlerine temas edecek kadar yakın bulunmaktadırlar. 

Atomun YapısıElektronların çekirdek etrafında dönüş süratleri saniyede 50.000 km’yi bulur. Bu dönüşlerini üç orbital üzerinde tamamlarlar. Elektronlar negatif yüklüdürler. Protonlar pozitif yüklü ve nötronlar ise yüksüzdürler. Proton sayıları ile elektron sayıları birbirlerine müsavi olan atomlar, nötr atom olarak tanınırlar. Atomdaki elektronlar, muhitin sıcaklığı ve soğukluğuna göre sıcakta çekirdekten uzaklaşırlar ve dolayısıyla hızları da artar, soğukta çekirdeğe yaklaşırlar. Bu münasebetle elektronların kendi hareket sahalarında çizgiler değil, bulutlar teşkil ettikleri muhakkaktır. Elektronlar dahi asla birbirleriyle çarpışmazlar. Kararlı bir atom, tıpkı disiplinli bir aile yuvasına benzer. Elektronların kendi etraflarındaki dönüşlerine, proton ve nötronlarda olduğu gibi spin adı verilir.

Atomların esas bünyesini her ne kadar protonlar, nötronlar ve elektronlar teşkil etmekte ise de, bilim adamlarının mütemadi araştırmaları sayesinde tesbit edilebilmiş diğer partiküller ve fotonlar da mevcuttur. Bunlar genellikle hadronlar, baryonlar, leptonlar, mesonlar ve hiperonlar gibi bir gruplandırmaya tabi tutulmuşlardır. Bazı alt grup isimleri, mesela leptonlar ve baryonlar için topluca fermionlar adı verildiği gibi, pionlar ve kaonlar için mesonlar, keza nötrionlar, muonlar ve gamma fotonları için leptonlar gibi adlandırılışlar vardır. Mesela baryonlardan hiperonlar adı altında lamda, sigma ksi gibi yarı kararlı tanecikler veya bunların antimaddeleri zikrolunmaktadır.

Atomun YapısıBuraya kadar anlaşıldığına göre, atomun yapısı üzerindeki çalışmalar, henüz sonuçlanmış değildir. Fakat kat edilen mesafeyi de küçümseyemeyiz. Atomların dış kısmı, yani elektronlarla işgal edilen sahası onun kimyasal birleşmelerinde başlı başına vazife görür. Çekirdek kısmı ve kısmen elektronların kendileri atomun fiziksel fonksiyonlarına iştirak ederler.  Esas güç, çekirdektedir. Elektronları bağlayan çekim gücü protonların pozitif yüklerinden ileri gelir inancı mevcut ise de, mevzunun tam aydınlanmış olduğunu ifade edemiyoruz.

Elektronların K, L, M, N, O, P, Q veya 1, 2, 3, 4, 5, 6 ve 7 gibi ana yörünge bulutları yanında s, p, d, f, alt yörünge bulutları mevcuttur. Bu yörüngeler, atomun büyüklüğüne göre elektronlarla belirli oranlarda işgal edilmişlerdir. Atoma enerji verilirse veya atomdan atomdan enerji açığa çıkarsa bahis konusu elektronlar yörünge değişikliği yapabilirler.

Uranium 235 atomundaki proton ve elektron sayıları birbirine müsavi oldukları halde nötron sayıları protonunkine göre 51 adet fazlalık gösterir. Dolayısıyla nötr olan bu atom, kararsızdır. Kararsız atomlar, huzursuz ailelere benzerler. Huzursuz ailelerin mahalleyi rahatsız ettikleri gibi, bu atomlar da etrafa enerji saçarlar ve o sebeple kendilerine radyoaktif atom adı verilir. Bu tabir daha çok böyle atomlardan meydana gelmiş bulunan maddeler için radyoaktif madde şeklinde kullanılır. İster kararlı ister kararsız atomlar olsunlar, bütün atomlar için biz ultra – mikro – yaratıklar tabirini kullanacağız. Zamanımızın ilmi sınıflamasına göre, bütün ultra – mikro – yaratıklar cansızlar sınıfına dahil edilmişlerdir.

Atomun YapısıAtomların birbiri ile bağlanmaları neticesinde mikro – moleküller veya makro – moleküller teşekkül ederler. Pek çok çeşitteki moleküllerin birbirleriyle bir araya gelmesi suretiyle mikro – yaratıklar seviyesindeki canlılar hasıl oluyor. İki atomun birbirleriyle bağlanmasından bir diatom oluşur. Üç adet atomun birbirleriyle bağ kurması sonunda tri – atom ve müteakiben bağlantıdaki atom sayıları arttıkça tetra – atom, penta – atom… ve poli – atom adı verilen moleküller teşkil ederler. Atomların birbirleriyle bağlanmaları genel bir ifadeyle üç türlü olmaktadır: Bunlardan birincisi iyonik bağ denen, bir atomdan diğerine elektron verilişi tarzıdır. Tıpkı iki aileden birisinin diğerine kız vererek akraba oluşlarına benzer. Örneğin; Sodyum Klorür (mutfak tuzu) molekülünün teşekkülünde natrium (sodyum) atomundan klor atomuna bir elektronun verildiği gibi. Ortaya çıkan pozitif ve negatif yüklerin birbirlerini çekmesi suretiyle bir diatom mikromolekülü meydana gelmiştir.

Atomların birbirleri ile akrabalık kurmalarının ikinci şekli kovalent bağ tarzıdır. Kovalent bağ, yine atomlar arasında elektron alış verişinde karşılıklı olarak birbirinin kızlarını almak suretiyle daha sıkı, yani çift taraflı ve bazen her iki aileden de ikişer kızın karşılıklı olarak verilmesi suretiyle çok taraflı akrabalık şeklinde kendisini gösterir. Bu kabil bağlantılar yalnız iki atom arasında olabileceği gibi, ekseriyetle iki fazla sayıdaki atomlar arasında vuku bulur. Mesela bir molekül suyun teşekkülü için en küçük atom olan iki hidrojen atomu ile nispeten büyük olan bir oksijen atomu arasında benzer tarzda kovalent bağlar oluşur.          

Atomun YapısıBir genelleme yapılırsa, bilhassa organik maddelerde kovalent bağlara sıklıkla rastlanır. İonik bağlar daha çok kristal teşkil eden bileşiklerde çoğunluktadır. Kovalent bağların ilk ikisine sigma bağları denmiştir. Daha fazla sayıdakiler için pi – bağı ismi verilmiştir.

Bir de metalik bağ şekli vardır ki, burada elektronların tamamı çok gevşek bir tarzda vasata yayılmış olup atomların çekirdekleri bu elektron denizinde yer almışlardır. Muhitin sıcaklığı arttığı zaman bütün elektronların süratleri fazlalaşır, ısı azalınca yine esas hareket hızlarına inerler. Elektronların fazla hareket edebildiği bu tarz sebebiyle metallerdeki hararet nakli kolaydır ve süratlidir. Metalik bağların canlı saydığımız varlıklar için ehemmiyeti azdır.

Hangi çeşit bağ ile olursa olsun, atomların molekül haline gelişlerinden sonra, atomlardaki elektronlara ait orbitallerin (yani elektron bulutlarının) şekillerinde değişiklikler olmaktadır. Atomik orbital genellikle elips tarzında veya yuvarlağa yakın iken, moleküler orbitalde elektronlar her iki veya daha fazla atom çekirdekleriyle irtibat ve ilgide bulunduklarından, yörünge istikameti ve uzunluğunda farklılık meydana gelecektir.

Tüm yasal hakları saklıdır!

You may be interested

Türk Anonim Şiiri ve Türkü
Edebiyat, Şiir
1127 shares4282 views

Türk Anonim Şiiri ve Türkü

Kriyus Dijital - Eyl 15, 2016

Anonim şiirin, değişik rivayetlerle kendi kendini yenileme kaidesi veya geleneği, Pilvene ile ilgili destanlarda görüldüğü gibi, Estergon üzerine söylenen ve "Estergon dediğin su…

Anonim Şiirimizde (Türkü) Görülen Gelişme
Edebiyat
0 shares37 views

Anonim Şiirimizde (Türkü) Görülen Gelişme

Kriyus Dijital - Eyl 08, 2016

Yaşanan anonim şiirimizde görülen gelişme veya rivayetler yolu ile çoğalma geleneğini, Plevne savaşından kaynaklanan Plevne veya Osman Gazi destanı zaman akışı içinde ve…

Edebiyat Notları: Türk Anonim Şiiri
Edebiyat
0 shares17 views

Edebiyat Notları: Türk Anonim Şiiri

Kriyus Dijital - Eyl 08, 2016

Birçok şiirde zeybek tipine dayanan bir kahramanlık havası vardır. Şu örnekle açıklamaya çalışalım. "Bineğidim kır atımın üstüne, Alayıdım da martinimi destime, Beş yüz…

Yorum Yap

Email adresiniz yayınlanmıyacaktır.

Most from this category